Marka ve marka olmak

mar

Marka olmak zorlu bir süreçtir. Ürettiğiniz bir ürünün beğenilmesi çok satılması bazen yıllar gerektirir bazen ise tek bir reklamla hedefi yakalarsınız. Bu zorlu süreç için hazırlıklı olmalısınız. Öncelikle marka nedir sorusunun cevabını bilmek gerekiyor. Bir işletmenin mal ve hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dâhil özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarete marka denir. Klasik anlamda ürün, fonksiyonel fayda sunan bir nesne olarak tanımlanırken; marka, belli bir ürün veya hizmetin değerini gösteren bir isim, sembol, dizayn veya işaret olarak tanımlanmaktadır. Gerçekte marka, logo veya isimden öte yönetilmesi ve korunması gereken kompleks, değerli ve soyut bir iş değeridir. Bir şirketin Ticari Unvanının Ticaret Sicilinde kayıtlı olması, o şirketin isim ve logosunun taklit edilmesini engellemez. İş alanınız hangi sektörde olursa olsun, ticari itibarinizin yükselmesi ve rekabetçi ortamda firma adınızı, markanızı veya logonuzu korumak için Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil yaptırmak gerekir.Marka ürün için her şeydir. Markasız bir ürünü satıyorsanız kazancınız sizi tatmin etse bile asla bir marka olmanın zevkini vermeyecektir. Markanız olmalı ve mutlaka onu tescil ettirmelisiniz. Marka kanunları, tescil edilmis markanızı korur. Markanızın aynısı veya benzerini kullananlar hapis ve para cezaları ile cezalandırılır. Talep etmeniz halinde mahkeme, benzer markayı kullanan firmanın imalatı durdurur. Deposunda, magazasında, bayilerinde ve tespit edilen yerlerdeki mamullerine el konulur. Markanıza tecavüz sebebiyle, size verilen zararları veya kendisinin kazandığı parayı veya markanızın kullanım hakkını lisans olarak vermeniz halinde kazanmanız muhtemel parayı tazminat olarak size ödenmesine karar verebilir. Aynı şet web siteleri için de geçerlidir. Web sitelerin marka olması için de tescille ihtiyacı vardır. İnternete attığınız bir web sitesinin kaç kullanıcıya ulaştığı çok önemlidir. Bu konuda internet üzerinde sahte takipçi verenler var ama siz bunlara aldanmayın haydan gelen huya gider misali onlar sayı olarak görünse de aslında sitenize hiçbir şey katmazlar organik takipçiniz olması daha önemlidir. Bol takipçileriniz olmanız dileğimle mutlu kalın.

Markalaşma yolunda

Bir marka oluşturabilmek için ABD’de gereken bütçe 200 milyon dolar civarında. Bu rakam ülkemizde iki üç milyon dolar arası bir bütçeyi gerektiriyor. Şu an ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik yapı düşünüldüğünde bu rakamlar birçok işletmemizin tek başına altından kalkabileceği rakamlar değil. Bu nedenle, pek çok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de markalaşma gayretinde olan işletmelere devletimizin dış ticaret müsteşarlığı, KOSGEB ve diğer bazı projeler kanalı ile ciddi yardımları söz konusu olabiliyor. Bu ollardan birinden faydalanarak marka olmak zor bir yol olsa da sabreden yatırımcı kazanıyor. Eğer şirket yeterli sabrı gösterip, fonlamayı kesmez, kurumsallığı bırakmaz ve hedeften sapmazsa elbette marka olunur ve marka olarak kalınır. Aksi takdirde, çok ciddi bedeller ödenerek bir deneyim kazanmanın ötesine geçilemez. Yerel, ulusal, hatta uluslar arası piyasada pazardan pay kapılabilir. Ancak, önemli olan müşterilerin beyninden ve algılamasından pay kaparak, ayırt edilen bir firma ve marka olarak tercih edilmektir. Çalışanı memnun et müşteri kazanasın, kazandığın müşteriyi memnun et ki kurum yaşasın” mantığından hareketle, doğru uygulamalara özen gösterip, yanlış uygulamaların önüne geçilmelidir. Marka olmak, büyük uğraşlar neticesinde uzun vadede elde edilen bir değer olmasına karşın; yanlış bir karar, uygulama, hareket ya da iletişim, oluşan imajı kısa sürede, hatta saniyeler içinde yok edebilmektedir. Marka yolculuğunun bir sonu yoktur. Değerleme açısından bakıldığında, “marka değeri” yıllar içerisinde değişim gösterebilmektedir. Ancak önemli olan, yakalanan marka değerinin sürdürülebilirliğine, hatta artırılabilirliğine dönük faaliyetleri durmaksızın devam ettirmektir. Bunu gerçekleştirmek için de; İletişimi kuvvetli, donanımlı ve insani değerleri yüksek, global düzeyde vizyona sahip bir lidere, amaç ve hedeflere, stratejilere, aksiyon planlarına, etkin bir organizasyona, yetişkin çalışanlara, hatırı sayılır bir bütçeye ihtiyaç vardır. Müşteri, sıcak karşılayan, gülümseyen, ağırlayan, ilgilenen, bilgilendiren, dinleyen, pozitif olan, etkin iletişim kuran, tartışmayan, saygı uyandıran, güven veren ve karşıladığı gibi uğurlayan bir şirket temsilcisini karşısında görmek ister. Şirket çalışanları kurum adına kiminle iletişim halinde ise, iletişim anında, şirketi o çalışanın temsil ettiği düşüncesinden hareketle, davranışsal kalite boyutu çok önemli hale gelmektedir. Bu itibarla, santral görevlisinden temizlikçisine, teknik personelden idari personele, işçisinden ustabaşına, satış destekten pazarlama ve satış müdürüne, bekçisinden genel müdüre kadar bütün çalışanlara, “hizmet eğitimi” vermek zaruridir.

 

 

Çikolata alırken markaya dikkat

Kakao içeriği nedeniyle çikolata insan sağlığı için oldukça faydalı. Çikolatanın mutluluk kaynağı olduğunu ve çikolata yediğimizde enerji patlaması yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Ayrıca, yapılan araştırmalar çikolatanın hızlı düşünmemize katkıda bulunduğunu, yüksek kan basıncını önleyerek kalp krizi riskini azalttığını ortaya koymuş. Tüm bunların yanı sıra kakaodaki antioksidanlar sayesinde çikolata, kanser risklerini azaltmaya da yardımcı oluyor. Sağlık konusunda çikolata hakkında yanlış bilinen bir gerçek var ki; o da, çikolatanın obeziteye neden olduğu… Çikolatanın obeziteyle olan ilişkisini ortaya koyan hiç bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Öyle olsaydı kişi başı çikolata tüketimi yıllık 12,6 kg olan İsviçre dünyanın en obez ülkesi olurdu. Oysa obezite sorunuyla mücadele eden ABD’de bu rakam İsviçre’nin yarısından daha az,  5,7 kg. Yani çikolata obeziteye neden olmaz.

Ancak çikolata alırken mutlaka kaliteli olmasına temiz ürünlerle yapılmış olmasına ve tabi ki katkısız olmasına özen göstermeliyiz. Bu nedenle marka çikolataları almalıyız. Peki iyi markayı nasıl bulacağız? Öncelikle çikolata satan iyi markaların internette yer alan sitelerini gezip ürünler hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Aslında alacağımız her ürün için böyle bir araştırma yapmak en azından yediğimiz ürünlerin içeriğini bilmek sağlığımız için çok önemlidir.

Dünyaca ünlü markaların hepsinin artık bir sitesi var ve sattıkları ürüne bu siteler üzerinden ulaşılabiliyor. Teknolojinin sanırım en büyük faydası da bu oldu. Artık dünya evimize kadar girerken biz yerimizden kalkmadan her konuda bilgiye çabucak ulaşabiliyoruz. Ben bugün çikolata konusu ele aldım ama genel olarak her türlü gıda, eşya, ürün internetle evimize giriyor. İnternet üzerinden satış her geçen gün artıyor. Hatta yakında evimizden bile çıkmadan istediğimiz her şeyi kapımıza getirteceğiz. Amerika ve Avrupa’da bu durum oldukça normalken biz de daha yeni yeni yaygınlaşıyor ama oldukça hızla artıyor. Yakın bir zamanda bu konuda dünyanın birinci ülkesi olacağımızdan benim hiç şüphem yok sonuçta tembel ve üşengeç bir toplumuz ve kolay olan şeylere ilgi duyuyoruz.   İnternet dolandırıcılarına elinizi kolunuzu kaptırmadan alışveriş yapmaya dikkat edin yeter.

Marka Hakkında Genel Bilgiler

Bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan kişi adlarından, sözcüklerden şekillerden, harflerden, sayılardan oluşan her türlü işarete ‘marka’ denir.

Marka Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler vardır.  Bunlar; Aynı ürün ya da hizmetler için daha önce tescil edilmiş ya da tescil için başvurusu yapılmış markalar ya da ürün ya da hizmetlerin cins, çeşit, nitelik, kalite gibi vasfını gösteren ibareler olabileceği gibi  ürün ya da hizmetlerin coğrafi kaynağını ve zamanını içeren markalar,  ticaret alanında genel olarak herkes tarafından kullanılan, belirli bir meslek, sanat ya da ticaret grubuna bağlı olanları ifade eden adlandırmalar olabileceği gibi ürünle ilgili genel işaretler de olabilir.

Ürünün şeklini içeren işaretlerin neler olduğuna değinecek olursak;

Ürün ya da hizmetin kaynağı, niteliği üretim yeri ya da coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıcı nitelikte olan markalar,  Yetkili mercilerden kullanılmak için izin alınmamış markalar,  Kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve yetkili mercilerce izin verilmemiş armalar, amblemler ve nişanları içeren markalar.

- Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,

- Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar  Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Nedir? Tescilli bir marka, sahibine münhasır hak sağlar ve markasının üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanımını önleme yetkisi verir. Bu önleme hakkı, yayın tarihi itibariyle hüküm kazanır. Marka tescilinden doğan hakların kapsamı 556 Sayılı KHK` nin 9.maddesinde açıklanmıştır.

Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin izin alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır.

-Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,

-Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması. Bir ürünün marka olarak kabul edilmesine kadar geçen süre zor ve meşakkatli bir süreçtir. Günümüzde pek çok marka internet üzerinde yer alan sitelerden satış yapma hakkına sahiptir.

Marka oluşturmak

Büyük bir kurumsanız ve hedefinizin bir marka oluşturmak ise devreye tüm birimlerin girmesi gerekir. Danışmanlar, tasarımcılar, pazarlamacılar her biri marka ile ilgili düşüncelerini belirtir, markanın ne yönde ve nasıl geliştirebileceği hakkında size fikir verirler. Marka olmak zor ve zaman isteyen bir süreçtir. Marka olduktan sonra her şey bitmiş anlamına da gelmez. Marka oluşturmak, reklam yapmak demek değildir. Yeni bir marka yaratmak için büyük şirketler gibi reklam yapmanıza gerek yok. Her şirketin pazardaki konumuna göre iyi ya da kötü bir markası vardır. Bu sayede insanlar sizin hakkınızda fikir sahibi olurlar. Marka danışmanlığı için milyarlar harcamaya gerek yok, zaten küçük bir şirket için çok da önerilen bir durum değildir çok fazla reklam ve bütçe ayırmak, önemli olan oluşturduğunuz markanın hedef kitlesini iyi belirlemeye ve dağıtım alanını sağlam kurmaya bakıyor. Oluşturduğunuz marka hangi hedef kitlesine uygun ise reklam için önceliğiniz onların beğenisi olmalı, örneğin bir şeker üretiyorsanız önceliğiniz mutlaka iki- on bir yaş aralığına hitap etmek olmalıdır. Sonra ise iş en küçük yerleşim birimlerine bile ürünün gitmesine olanak sağlamaktır. Olmazsa olmaz olan ise bu devirde markanızı tanıtacağınız bir web sitesi sahibi olmanızdır. Bilindiği üzere artık insanlar alış verişleri internet üzerinden hiç yerlerinden kalkmadan yapıyorlar. Güzel ve sevimli bir logo, şık bir ambalaj markanızın değerini yükselteceğinden bu aşamada cimrilik yapmanız doğru olmaz.

Marka oluşturmak, sadece büyümekle alakalı değildir ama büyüme tam olarak müşteriler ile olan ilişkiye ve markaya dayanıyor ve bu da büyük oranda müşteri sadakati sağlıyor. Bu geniş ve derin bir alana yayılır ve kar ile büyüme sağlanir. Zaten marka olmakta ki en büyük amaç da kar elde etmek değil midir? Ayrıca bir problem yaşandığında ürünü mutlaka geri çağırın, markanızın sağlamlığı sizin müşterilerinize dönerek problemi beraber çözmenizi sağlar. Aynı zamanda ürününüzün arkanızda olmanız size olan güvenle beraber, markanıza olan güvenin yerine oturmasını da sağlayacaktır. Bir kere satayım sonrasını düşünürüm derseniz asla marka olamaz ve her zaman yerinizde sayarsınız.

 

Marka olmak

Televizyon ekranlarda, gazetelerde aklınıza gelebilecek her reklam alanında bazı markaların ürünlerini ve marka ismini gözünüze sokarcasına reklam yaparlar. Bir marka yaratmak ve ona değer katmak sadece reklam yapmakla olmaz tabi ki, markanızı bir alanın bir daha alması ondan memnun kalkması ve onun hakkında olumlu konuşması da en önemli reklamlardan biridir.

Marka yaratmak için uzun bir planlama süreci yapmak gerekir, hangi yaş grubuna  hitap edeceğiniz, dağıtım kanallarınız fiyat politikanız da marka olmak sürecinde önemli bir yer tutar. Marka nedir? Sorusuna tam olarak bir yanıt vermek gerekirse; “Bir bir veya bir grup üretici ve / veya satıcının mal ve hizmetlerini belirlemeye, tanıtmaya ve rakiplerininkinden ayırıp farklılaştırmaya yarayan isim, terim, sözcük, simge (sembol), tasarım (dizayn), işaret, şekil, renk veya bunların çeşitli bileşenleridir” En genel anlamıyla marka; herhangi bir işletme tarafından üretilerek, bir ya da birden fazla aracı kurum tarafından piyasaya sunulmakta olan mal ve hizmetlere bir kimlik kazandıran, ilgili ürünü rakiplerinden farklı kılan bir terim (Coca Cola, Nestle, Motorola gibi), sembol veya şekil (Puma’nn Panteri, Mercedes’in Yıldızı gibi), isim (Selpak mı? Kağıt Mendil mi?) veya bunların kombinasyonudur.

Marka bir nevi vaat söz gibidir. Ortaya çıkıp bir söz söylüyorsunuz bu marka şöyle iyi böyle, böyle iyi diyerek vaatlerde bulunuyorsunuz. O zaman söylediğiniz sözlerin arkasında durmanız ve her zaman aynı kaliteyi yakalamanız sizden beklenen davranış olacaktır.

En önce markanıza vereceğiniz ismi seçerken hitap ettiğiniz kesimi göz önüne almak zorundasınız. Örneğin çocuklara yönelik bir oyuncak markası satıyorsanız ismin sevimli ve kulağa hoş gelmesi gerekir. Yetişkinlere yönelik ürünlerde de kadınlara mı yoksa erkeklere mi hitap ettiğiniz çok önemlidir. Kadınlar ve erkekler markanızı kullanmak istediklerini ilk olarak ismine bakacaklardır. Daha sonra markaya bağlılık süreci devreye girecektir, işte asıl mesele burada önem kazanmaktadır. Devamlılık esası yani markanın sürekli olarak dağıtım kanalları yoluyla marketlere, bakkallara ulaşmasını sağlamak için bir zincir oluşturmak lojistik planlamada hayta yapmamak gerekir.

Markanızı tescil ettirmeniz de sizin için artı puan olacaktır. Yoksa sizin markanızı taklit etmeye kalkışanlara karşı savunmasız kalabilirsiniz. Markalı ürün takıntısı olan insanlar bir markadan diğerine kolaylıkla yönelmezken, yapacağınız her reklamda onların algılarını değiştirmek, ürününüzün üstün yanlarını ön plana çıkarmak iyi bir reklamla olacaktır. Bunun için de mutlaka profesyonel reklam firmaları kullanılmalıdır. Bundan sonrası artık şans ve kısmet işidir.   Şansınız bol markanız hit olsun.

Marka olmadan olmaz

Pek çoğumuzun bu hayatta bazı takıntıları vardır mesela ben marka giyinmek konusunda oldukça titiz davranırım. Dolabımda sayısız kıyafet, ayakkabı olacağına marka olsun az olsun diyerek çok para verip aldığım ürünlere gözüm gibi bakarım.

Şimdilerde marka giyinmek eskisinden çok daha kolay çünkü internette açılan pek çok alışveriş sitesi markaları ayağınıza kadar getiriyor. Mağaza mağaza gezip ayaklarıma kara uların indiği ve aradığımı yaşadığım şehirde bulamadığım günler geride kaldığı için mutluyum. Tabi bir taraftan da küçük esnafın iş yapamaması ve bu siteler yüzünden kapılarına kilit vurmaları söz konusu, onlar için gerekli teşvikler verilmediği sürece bu siteler karşısında yaşama şansları olmadığını düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla devletin çıkardığı yeni bir kanunla bu küçük esnafın korunması kapsamında alışveriş merkezlerinde kendilerine ücretsiz yer tahsis edilecekmiş. Umarım bu kanun kısa sürede hayata geçer. Maalesef teknoloji hızla ilerlerken bazı kapıları sonuna kadar açarken bazılarını ise kapatıyor. Örneğin daha yakın geçmişte marka bir çantayı almak için yurt dışına kadar gitmeniz ve dünya kadar gümrük vergisi ödemeniz gerekiyordu. Oysa şimdi siz beğeniyorsunuz adresinizi ve teslimat bilgilerinizi yazıyorsunuz istediğiniz ürün kargo ile dünyanın öbür ucundan bile size ulaşıyor.

Geçenlerde Justin Bieber’in bir konserini izlerken ayağında harika bir spor ayakkabı gördüm ve hemen markasını internetten araştırdım. Fiyatı çok yüksek olan ayakkabıların kalitesini ve markasını duyunca bu yaz başka ayakkabı almamak adına kendime söz verdikten sonra bir çift sipariş ettim. Ayakkabılar üç gün içinde marka site tarafından evime gönderildi. Sanırım bütçem biraz sarsılacak ama ayakkabılar o kadar rahat ki verdiğim paraya değdiğini düşünüyorum.

Benim gibi bir marka meraklısı iseniz evinizden hiç çıkmadan dünyanın en ünlü markalarını hemen alabilirsiniz hatta bu sitelerin çoğunda pek çok markayı bir arada bulup kıyaslama imkanı da yakalıyorsunuz. Kısacası az olsun öz olsun politikası güden biri olarak bu siteler iyi ki var demekten kendimi alamıyorum. Yapmanız gereken tek şey ne istediğinize karar vermek gerisi artık çocuk oyuncağı iyi alış verişler.

Hazır giyimde marka olmak

   İnsanlar dünyaya geldikleri günden itibaren giyinmek ve örtünmek zorundadırlar. Bu zorunluluk tekstil firmalarının önünü açan en büyük nimettir. Tekstilde dünya markası olmak için yarışan Çin ve Hindistan dünya üzerindeki en büyük payı alırken Türkiye bu pastanın sadece %12’lik kısmına ortak olabilmiştir.

Hızla artan rekabet ortamında dünya piyasasına girmek için kaliteli ve ucuz işçilik ile üretim yapan Asya ülkeleri karşısında pek şansımız yok gibi görünüyor. Seri olarak üretimi yapılan ve piyasaya sürülen Çin malı ürünlerde son zamanlarda kansorejen maddelere rastlanması malların pek çok ülkede toplatılmasına neden olurken, iç piyasada üretile ürünler tercih edilmeye başlandı.

Oysa biraz cesaret ve emek ile bir marka oluşturmak ve dünyaya bu markayı tanıtmanın pek çok yolu var. Başta reklam piyasası geliyor ürettiğiniz ürün ne olursa olsun iyi bir reklamı hak eder. Reklam olmadan satış yapmayı düşünmek çağımızda hayalden başka bir şey değildir. Benim yaşadığım şehirde ürettiği çikolataları hiçbir özelliği olmadığı halde iyi bir reklamla dünya pazarına sokan bir firma çikolata markası olma yolunda İsviçre’yi bile sollayacak gibi görünüyor.

Öncelikle ürettiğimiz ürüne ve kendimize güvenmemiz gerekiyor. Sonra iyi bir dağıtım kanalı ile anlaşmalı ve fizibilite raporları çıkarmalıyız. Hangi ülkede nasıl kıyafetler tercih ediliyor araştırması için de bir Ar-Ge departmanı gerekir. Öyle ya ekvator ülkelerine kışlık kazak satamazsınız.

Marka olmak için sağlam adımlar atmak ve yılmamak çok önemli, sizin ürününüzü diğer ürünlerden öne çıkaran yeni bir şeyler bulmalısınız ve reklamı yaparken özellikle bu özelliği ön plana çıkarmalısınız. Örneğin su geçirmez yağmurluk ya da terletmeyen iç çamaşırı gibi. Hitap ettiğiniz kitlenin tamamen bir haritasını çıkararak, neyi kime satacağınıza karar vermeniz de çok önemli, Fabrika kurulum aşamasında yurt dışına en kolay çıkış yapılacak noktayı seçmeniz maliyetlerinizi azaltacaktır. Mutlaka kendinize uygun bir web sitesi yaptırmalısınız. Gelişen modern dünyada en önemli Pazar internettir ve internet satışınız mutlaka olmalı. Gerekirse ödemeler için yurt dışı lisanslı bir banka ile anlaşabilirsiniz. Malum dünya üzerinde herkes sizin kullandığınız parayı kullanmıyor. Reklam ve ön çalışmalar tamamlandıktan sonra fuarlara katılmanız ve markanızı tanıtmanızda gerekir. Fuarlar markanızı tanıtabileceğiniz en uygun yerlerdir. Dünyada bu işle ilgilenen pek çok kişi bu fuarlarda gördükleri ürünleri almak isterler.

İşte şimdi marka olmak için hazırsınız hayırlı satışlar.

Marka olmak hakkında

Eğer bir ürün üretiyorsanız ve ürettiğiniz ürünün benzer ürünlerden farklı ve ayırt edici özelliklere sahip olmasını istiyorsanız sizin ilacınız marka olmakta yatıyor. Marka olmak sadece sözcük, şekil, sayı, malların ambalajı ya da biçimi üzerinden olmaz. Marka olmak bir ayrıcalıktır.

Öncelikle marka olmak için fark edilir olmanız gerekmektedir. Günümüzde ünlü markalar kullandıkları işaret ya da resim sayesinde her yerde göze çarpmaktadırlar. Günümüz gençliğinin de ilk tercihi olan bu marka ürünler yaptıkları güzel reklamlar sayesinde tüm dünyada tanınır hale gelmişlerdir.

Bir ürünü marka haline getirmek istiyorsanız atmanız gereken bazı adımlar vardır. Türk Patent Enstitüsü (TPE), kanunlarla bu konuda yetkili kılınmıştır. TPE Ankara’ da faaliyet gösteren Sanayi Bakanlığı’na bağlı özerk bir kurumdur. Türk Patent Enstitüsü’nde işlem yapma yetkisi ise, bizzat müracaat eden gerçek hak sahiplerine veya hak sahiplerini Enstitü Nezdinde temsile yetkili ve sicile kayıtlı resmi Marka Vekillerine tanınmıştır. Marka başvurunuzu yaptıktan sonra, müracaat tarihi itibariyle, tüm şartların yerine getirilmesi ve belgelerin eksiksiz olarak TPE’ye sunulması halinde müracaatın belgeye bağlanma süresi yaklaşık 11-12 aydır. Bu sürenin uzamasına, inceleme aşamasında müracaatı yapılan markanın, tescilli ve işlemde olan benzerlerinin çokluğu ya da ilan aşamasında 3. kişilerden itiraz gelmesi gibi nedenler yol açabilir. Bu hallerde müracaatın belgeye bağlanma süresi asgari 18 aya çıkabilir.

Peki neden marka olmak zorundasınız? Diğer gerçek ya da tüzel kişiler sizden önce markanızın tescili için başvuruda bulunabilir ve sizin hak kaybınıza sebep olabilir. Markanız tescil edilebilirlik kriterlerine sahip ise tescil edilerek on yıl süre ile korunacaktır. Her on yılın sonunda yapacağınız yenileme talebi ile de koruma süresini istediğiniz kadar uzatmanız mümkün olacaktır. Bunun yanında;

Tescilli markanıza ait tüm haklar size aittir, 3. kişiler izinsiz kullanamaz.

Ayrıca markanızı bir başkasına devredebilir ya da kullanım hakkını (Lisans) verebilirsiniz. Global dünyada markalaşmanın ürünlerin piyasada yaşama şansı bulunmamaktadır. İyi bir ürün üretmenin yeterli olmadığı günümüzde mutlaka ürettiğiniz ürünü bir isim adında buluşturmak ve marka yapmak zorunluluktur. Ünlüler bile isimlerini markalaştırırken, sizin ürününüz neden sizin üzerinize kayıtlı olmasın. Özellikle özgün bir ürün üretiyorsanız sizden önce bir başkasının parsayı toplamasını engellemek ve ürünün sizin adınızla yaygınlaşması için marka tescil işlemlerini mutlaka yaptırın.